|
ADKF
ve 31 MART VAK’ASI
31 Mart 2001 günü
Ankara Üniversitesi DTCF’de yapılan Atatürkçü Düşünce Kulüpleri
Federasyonu (ADKF) Kurultayı’nda salt bu oluşuma ilişkin çekincelerimiz
nedeniyle, eleştirilerimizi dile getiremeden ve gerekçe bildirilmeksizin
kurultaydan uzaklaştırılan Atatürkçü Düşünce Kulüpleri (ADK) ve
Atatürkçü Düşünce Toplulukları (ADT) olarak bizler, ilgili görüşlerimizi
kamuoyuna sunuyoruz.
Geçtiğimiz yılın Ekim
ayında ortaya çıkan , adlarını Cumhuriyet Bayramı etkinlikleri sırasında
İstanbul’da topladıkları kurultayla duyuran ADKF ile ilgili biz
Kemalist gençliğin zihninde çeşitli soru işaretleri uyanmıştır. Üniversitelerimizde
Atatürkçü gençleri biraraya getirmek için kurulan ADK ve ADT’leri
bir federasyon çatısı altında toplamaya çalışan, yaklaşık bir
sene öncesinde İşçi Partisi’nin gençlik örgütü Öncü Gençlik’ten
ayrılan ya da atılan gençlerin kurdukları ADKF adlı yapının içine
daha önceden belirlemiş oldukları üniversitelerdeki ADK ve ADT’leri
dahil etmeye çalışmaları bizlerde ADKF kuruluş amacına ilişkin şüpheleri
ortaya çıkmasına neden olmuştur. Federasyon tanımına göre temsil
yetkisi tüzel kişiliği olan topluluk ve klüplerdedir. Buna karşın sözkonusu
kurultayda federasyondan uzaklaştırılmaya çalışılan topluluklar
yerine, temsil yetkisi olmayan bireyler muhatap alınmıştır. En önemlisi
Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite ADK’leri tarafından oluşturulduğu
iddia edilen ADKF’nin ilk Anadolu Kurultayı’nda Türkiye’nin önde
gelen sekiz üniversite ADK temsilcilerinin kurultay dışına çıkartılması
asla anlam veremeyeceğimiz bir tutumdur. Bu yaklaşımla üniversitelerde
Atatürkçü gençler arasında iki başlılık yaratılmak istendiği açıktır.
Bu oluşum, bizlerden bağımsız olarak oluşturdukları tüzükleri ve
seçtikleri delegeleri kabul etmemizi beklemektedir. Atatürkçü olduğunu
savlayan bu kimseler Kemalizm’i doğrudan Mustafa Kemal’i referans
alarak tanımlayamamaktadırlar. Ayrıca kuruluşundan kısa bir süre
sonra yüksek maliyetlerle İstanbul Taksim’de açtıkları büro,
kurdukları kültür merkezi çıkardıkları dergi, düzenledikleri
kurultaylar biz ve bizim gibi zor koşullarda kendi kaynakları ile ayakta
durmaya çalışan genç Kemalistlerin, finans kaynakları konusunda kuşkuya
kapılmasına da neden olmaktadır. Bizler bu kurultaydan zorla uzaklaştırılan
ADK ve ADT’liler olarak, bu yapıyı destekleyen güvendiğimiz kişi ve
kurumların varlığını kaygıyla karşılayıp bu çevreleri gerçeği
biran önce görmeye ve gereken tavrı ortaya koymaya çağırıyoruz.
Söylemlerinde “Türk
Gençliği”ni, “Türkiye Gençliği” olarak tanımlayacak kadar
ideolojik sapkınlık içindeki bu kimselerin arkasında hiçbir Kemalist
durmamalıdır. Türk kavramı üzerinde bile uzlaşamamış insanların
Kemalizm anlayışları ve Kemalist kimlikleri(!) sorgulanmalıdır.
Bundan 30 yıl önce, “İleri’ isimli bir yayında bulunan Türkiye
Fikir Klüpleri Federasyonu’ndan tasfiye edilen Kemalist Gençlik
bizlerce unutulmamıştır. Sosyalist bir partinin ve çeşitli seçkinci
çevrelerin Kemalizm’i kendi çıkarlarına araç edinen politikalarını
reddetmeyi, Kemalist olmanın olmazsa olmaz koşulu sayan bizler, mevcut
tutumu tam bağımsız örgütlenme anlayışımızla asla bağdaştıramayız.
Bu durumun varlığı bizlerin söz konusu yapılanma ile birlikte hareket
etmemizi olanaksız kılmaktadır. Ulusumuzun özlediği aydınlık
gelecek, Kemalizm dışı hiçbir oluşuma değil; yalnız ve yalnızca
Mustafa Kemal’e hesap verecek Kemalist Türk Gençlerinin elindedir.
Kamuoyuna saygıyla
duyurulur.
Ankara Üniversitesi
Hukuk Fakültesi ADT
Anadolu Üniversitesi ADT
Dokuz Eylül Üniversitesi ADT
İstanbul Teknik Üniversitesi Aydınlanma 1923 ADK
Orta Doğu Teknik Üniversitesi ADT
Osmangazi Üniversitesi ADK
Trakya Üniversitesi ADT
Yıldız Teknik Üniversitesi ADT
|